El Hikemü’l Atâiyye – İbn‐i Atâullâh el İskenderî

“İbn  Atâullâh’ın  mürşidi  Ebû’l‐Abbâs  Mürsi’ye takdim ettiği eserde tasavvufî hayat  ve düşüncenin en tartışmalı konuları çok dikkatli bir üslûpla özlü bir şekilde anlatılmıştır.   “Taleb şân  değildir,  asıl şân  iyi  edeple  rızıklanmandır.”

“Seni vehim kadar yöneten bir şey yoktur.”   “Başlangıcı parlak olanın sonu da parlaktır.”  gibi ba’zı hikmetler birer cümleden ibâret olduğu hâlde bir kaç cümle veya birkaç satırla anlatılan konular da vardır. Havf‐ recâ, kabz‐bast,  heybet‐üns,  cem‐fark  gibi  tasavvufî  hâllerin  tanıtıldığı  eserde  namazla  melâmetin,  zühdle  ma’rifetin, vahdet‐i vücûtla vahdet‐i şuhûdun,  kerâmetle  istikāmetin,  ubûdiyyetle  rubûbiyyetin …. anlamları ve ilişkileri üzerinde  de durulmuştur. (…)

İbâdet ve tâat gibi konuların özlü ve etkili bir  şekilde  anlatılması  eserin  tasavvufi  çevrelerin  dışında da ilgi görmesini sağlamıştır.

Eserde kulluk ve dervişlik psikolojisinin son  derece güçlü bir üslupla özetlenmesi sebebiyle daha sonraki yüzyıllarda sûfîler arasında “Namazda Kur’ân’dan başka bir kitâp okumak câiz  olsaydı  el‐Hikem  okunurdu.”3  sözü  yaygınlık  kazanmıştır.

El‐Hikemü’l‐Atâiyye’de müellifin yaptığı şey,  önceki sûfîlerin geliştirdiği yorum ve tefekkürü  Arapçanın  bütün  imkânlarını  kullanarak şiirle  nesir arasında bir üslûpla özlü cümleler hâlinde  ortaya koymaktan ibarettir, görüşü de vardır.

Eserde yer alan hadislerin büyük çoğunluğu  sahîh hadis kitaplarında bulunmaktadır. Müellifin  ayrıca  tasavvuf  klasiklerinden  de  istifade  ettiği kesin olmakla birlikte bunların hiçbirinin  adından  söz  etmemiştir.  Hikmetlerden  birini  okurken akla gelebilecek sorular daha sonraki  hikmetle  cevaplandırılmış,  böylece  esere  bir bütünlük kazandırılmıştır.

el Hikemü’l Atâiyye eserinin tamamını okumak için tıklayınız.

Bir cevap yazın